Üniversite Sınavında Başarısız Olan Öğrencilere Nasıl Davranılmalıdır?

Emel KALINKILIÇ

Üniversite sınav sonuçlarında başarısız olan öğrencilere nasıl davranılmalıdır? Öncelikle başarısızlık kavramına yakından bakmak gerek.

Nedir başarısızlık? Kime başarısız diyoruz? Neye göre diyoruz bunu? Sınavda başarısız olmaktan mı bahsediyoruz? Yoksa hayatta başarısız bir insan olmaktan mı? Bu ikisi arasındaki farkı ayırabiliyor muyuz? Öncelikle bunlara bakmak gerek. “Başarısızlık” aslında nesnel bir durum değil, bir yorumdur. Nesnel olan, öğrencinin sınavda aldığı puandır. Çocuğu beklediği ya da hedeflediği puanı alamadığında ebeveynler öğrenciyi başarısız olarak değerlendiriyor.
Dolayısıyla ilk söyleyeceğim, başarı ve başarısızlık kavramlarının bir yorum olduğunu ve duruma göre değişebileceğini unutmasınlar. Çocuklarını başarısız olarak etiketlemesinler. Sınav heyecanını atlatan gençlerin şimdi de üniversiteye yerleşme kaygısı başladı. Öğrencilerin bu dönemi daha rahat geçirmeleri adına neler söylersiniz? Sınav bitti, şimdi biraz dinlenme vakti. Tavsiyem, “geçmiş”i geçmişte bırakmaları ve “şimdi”ye gelmesine izin vermemeleri olur. “Bu bir performans sınavıydı. Sen de performansını ortaya koydun ve buna göre de bir sonuç alacaksın. Beğen ya da beğenme, geriye dönüp değiştirebileceğin bir şey yok! O halde, ilerle ve hayatının diğer boyutlarına yönel. Arkadaşlarınla, ailenle vakit geçir, gez, eğlen, dinlen.” 7 Ağustos’ta başlayacak olan tercih döneminde hem öğrencilere hem de ailelere neler tavsiye edersiniz? Üniversiteye yerleşmek tabi ki çok önemli bir aşama. Belki de öğrencinin hayatında şu ana kadar verdiği en büyük ve ne önemli karar olacak. Bir meslek seçecek ve gelecekteki hayatını şekillendirecek. Bu yaş için çok önemli bir sorumluluk. Şunu tavsiye ederim, kendilerine “benim için bu hayattaki en önemli şey ne? Neyi elde etmek ya da neye sahip olmak istiyorum” diye sorsunlar. “Nasıl biri olmak istiyorum” diye düşünsünler ve bu yanıtlarına göre seçimlerini belirlesinler. Sırf popüler diye, sırf puanım yetiyor diye, sırf birileri böyle istiyor diye seçim yapmasınlar. Maalesef ailelerin kendi istedikleri bölümleri, çocuklarına ısrarla yazdırdıkları durumlar da oluyor. Çocukların sırf anne babaları istiyor diye bölüm yazmaları ya da o bölümde okumaları ne kadar doğru?
Doğru ya da yanlış demek yerine bunun nasıl yapıldığına bakmak gerek. Eğer anne baba çocuğunu iyi tanıyor ve ona uygun olanlar konusunda çocuğuna rehberlik yapıyor, yol gösteriyorsa bu çok doğru ve kıymetli bir destek olur. Fakat anne baba sadece “benim çocuğum şurda okuyor”, “benim çocuğum şurayı kazandı”, benim çocuğum şu oldu” demek için çocuğu yönlendiriyorsa bu destek değil baskı olur ve doğru bulmayız. Zaten bunu yapan ebeveynler, genellikle çocuğu ile kendisini ayrıştıramamış, onun başarısını kendi başarısı, başarısızlığını da kendi başarısızlığı olarak gören anne babalar oluyor. Önümüzdeki sene tekrar sınava girecek olan genç arkadaşlara ne gibi tüyolar verirsiniz? Bu bir performans sınavı. Eğer iyi bir performans sergileyemediğini düşünüyorsa, yeniden hazırlanıp yeniden deneyebilir. Ancak sınavlarda sadece bilmek değil, bilgini belli bir sürede, belli bir hızda ortaya koymak da gerekiyor. Bu noktada, heyecanı ve kaygıyı yönetebilmek, sakin kalıp net düşünebilmek önem kazanıyor. Stres durumunda, beyninizin prefrontalkortexinden, yani sınavda size çok lazım olan bir bölgesinden tam kapasite verim alamazsınız. Dikkat, yargılama, muhakeme etme, sonuç çıkarma gibi bilişsel becerileriniz stres altındayken baskılanır. Dolayısıyla, stres yönetme, kaygı azaltma tekniklerini ve enerji dengeleme tekniklerini bilmek çok faydalı olacaktır. Bu teknikleri bilmek, bilişsel becerileri arttırmak ve bilgiyi kullanabilmek adına fark yaratacaktır.
Temmuz 2018 Türk Times Gazetesinde yayınlanmıştır.